LetsWords

Yazılar

IELTS aile ve çocuk kelimeleri: 30 collocation

Aile hakkında yazarken give an example, çocuğa iyi örnek olduğunuzu söylemez. Tek bir fiil, davranışınızla öğrettiklerinizi yalnızca anlattığınız bir örneğe çevirir.

Aile, IELTS’in en gündelik konularından biri olduğu için kolay görünebilir. Oysa sıradan kelimelerdeki hatalar da puan kaybettirir. Writing Task 2’de çocuğu aile mi okul mu daha çok etkiler, yaşlıların çocuklarıyla değil bakım evlerinde yaşaması olumlu mudur, gelişmiş ülkelerde neden daha az çocuk doğuyor gibi sorular çıkabilir. Speaking Part 3’te ailelerin son yıllarda nasıl değiştiği veya babaların çocuk yetiştirmeye anneler kadar katılması gerekip gerekmediği sorulabilir. Mother ve children yetmez; aile türlerini, çocuk yetiştirmeyi, kuşakları ve iş-ev dengesini anlatan kalıplar gerekir.

Çocuk yetiştirmeyi yalnızca educate fiiliyle anlatmak kapsamı daraltabilir. Öğretme ve eğitimden daha geniş olan yetiştirme süreci için bring up veya raise children kullanılır. Çocuğa belirli bir davranışı öğretmek ise teach children to… yapısıyla anlatılır. Bir başka ayrım elder ile ilgilidir: yaşlı insanları genel olarak elder people değil, elderly people veya older people diye adlandırırsınız.

Aşağıda dört alt konuda 30 collocation, yaygın hatalar ve LetsWords’ün yazdığınız bir cümleye verdiği açıklamalı geri bildirim örneği bulunuyor. Diğer sınav konuları için konulara göre IELTS kelimeleri rehberine bakın.

Aile ve çocuklarla ilgili kelimeler ve collocation’lar

Aile türleri ve değişen aile yapısı

İfade Anlamı Örnek
the nuclear family ebeveynler ve çocuklarından oluşan çekirdek aile The nuclear family has replaced larger households in most cities.
the extended family büyükanne, büyükbaba ve diğer akrabaları da kapsayan geniş aile In many cultures, the extended family still lives under one roof.
single-parent families tek ebeveynli aileler Single-parent families often need more support with childcare.
start a family ilk çocuğuna sahip olmak Many couples postpone starting a family until they own a home.
a falling birth rate doğum oranının düşmesi A falling birth rate means fewer workers will support more pensioners.
get married later in life daha ileri bir yaşta evlenmek Today many people get married later in life than their parents did.
a close-knit family üyeleri birbirine yakın olan aile I grew up in a close-knit family where everyone ate dinner together.
strong family ties akrabalar arasındaki güçlü bağlar Strong family ties can protect young people from loneliness.

Çocuk yetiştirmek

İfade Anlamı Örnek
bring up children çocuk yetiştirmek Bringing up children in a big city is expensive and tiring.
raise children çocukların büyüyene kadar bakımını üstlenmek It is harder to raise children without help from grandparents.
set a good example başkalarına iyi örnek olmak Parents who read every evening set a good example for their children.
set boundaries neyin serbest, neyin yasak olduğunu açıkça belirlemek Children feel safer when parents set clear boundaries.
instil values in birine zaman içinde değer ve ilkeler kazandırmak Families instil values such as honesty and respect in children long before school does.
spend quality time with birine tüm dikkatinizi vererek birlikte nitelikli zaman geçirmek Even busy parents can spend quality time with their children at weekends.
a stable home environment sakin ve güvenli aile ortamı A stable home environment is linked to better results at school.
strict parents kuralları sıkı olan ebeveynler Strict parents may raise disciplined children, but not always confident ones.

Kuşaklar ve yaşlı yakınların bakımı

İfade Anlamı Örnek
the older generation yaşlı kuşak The older generation often find online banking difficult.
the generation gap yaşlılarla gençler arasındaki anlayış ve yaşam farkları Technology has widened the generation gap in many families.
elderly parents yaşlı anne ve baba More people in their fifties are caring for elderly parents.
care for yardıma ihtiyaç duyan birinin bakımını üstlenmek Many adult children care for ageing relatives at home.
care homes yaşlıların yaşadığı ve bakım aldığı kurumlar Care homes provide medical help that families cannot always offer.
look after grandchildren torunların bakımını üstlenmek Retired grandparents often look after grandchildren while parents work.
pass down traditions gelenekleri sonraki kuşağa aktarmak Grandparents pass down traditions such as family recipes and songs.

İş ve aile

İfade Anlamı Örnek
working parents ücretli bir işte çalışan ebeveynler Schools should take the needs of working parents into account.
dual-income families her iki ebeveynin de gelir getiren işte çalıştığı aileler Dual-income families can afford more, but they have less free time.
juggle work and family iş ile aile yaşamını aynı anda yürütmeye çalışmak Many mothers juggle work and family without enough support.
affordable childcare karşılanabilir fiyatlı çocuk bakım hizmetleri The lack of affordable childcare keeps many women out of work.
parental leave bebeğe bakmak için işten alınan ebeveyn izni Longer parental leave allows fathers to bond with their babies.
share the housework ev işlerini paylaşmak Young couples today are more likely to share the housework equally.
a stay-at-home parent ücretli bir işte çalışmayıp çocukların bakımını üstlenen ebeveyn More fathers now choose to become stay-at-home parents.

Sık yapılan hatalar

Parents should teach their children respect other people.

Doğrusu: Parents should teach their children to respect other people. Birine ne yapmayı öğrettiğinizi söylerken teach someone to do something gerekir: teach children to respect others. Çocuk yetiştirmeyi genel olarak bring up veya raise ile anlatırsınız. Fiili bring up alıştırmasında çalışabilirsiniz.

Elder people should live with their children, not in care homes.

Doğrusu: Elderly people veya Older people should live with their children. Elder, çoğunlukla aile içindeki yaş sırasını belirtir: my elder brother. Yaşlılardan bir grup olarak söz ederken elderly people, older people veya the elderly kullanın. Ayrıntılar older vs elder alıştırmasında.

My sister got married with a man from Canada.

Doğrusu: My sister got married to a man from Canada veya married a man from Canada. Get married sonrasında to gelir; marry fiili ise nesnesini edatsız alır. Got married with someone sık yapılan bir hatadır. Get married ve married to alıştırmalarında çalışabilirsiniz.

In modern society family become smaller.

Doğrusu: In modern society, families are becoming smaller. Family sayılabilen bir isimdir. Genel olarak ailelerden söz ederken çoğul biçimi, değişen bir süreci anlatırken de are becoming kullanılır. Aileyi bir toplumsal kurum olarak ele alıyorsanız the family is becoming smaller da denebilir.

LetsWords bu hataları nasıl açıklar?

Tablodaki kelimeler tanıdık gelse bile cümle kurarken hangi fiilin hangi isimle birleştiği karışabilir. LetsWords’te bir çalışma şöyle ilerler.

Set a good example ifadesini tekrar ediyorsunuz. LetsWords, ana dilinizde anlamını gösteriyor. İngilizce ifadeyi hatırlayıp çocuk yetiştirme hakkında yazıyorsunuz:

Parents should give a good example to their children and spend with them more time.

LetsWords’ün ana dilinizde verdiği geri bildirim iki hatayı açıklıyor:

  • give a good example → set a good example: başkalarına davranışınızla örnek olmak set an example ile anlatılır. Give an example, bir konuyu açıklarken örnek vermektir. Kime örnek olunduğu çoğunlukla for ile belirtilir;
  • spend with them more time → spend more time with them: önce ne harcandığı, yani more time, ardından kiminle geçirildiği gelir.

Parents should set a good example for their children and spend more time with them.

Birkaç gün sonra ifade tekrar gelir. Bu kez, örneğin ailelerin nasıl değiştiğini anlatan bir Speaking yanıtında kullanırsınız. Listedeki bir kalıbı hafızadan çağırıp doğru cümleye yerleştirmeyi öğrenirsiniz.

Hatalarınızı açıklayan geri bildirimle çalışmaya başlayın

Kayıtta hedefinizi IELTS olarak seçer, seviyenizi belirtirsiniz. LetsWords uygun çalışmayı belirler. Geri bildirimi ödeme yapmadan önce deneyebilirsiniz.

Bu ifadeler Writing Task 2’de nasıl kullanılır?

Sınav biçiminde bir çalışma sorusu:

In many countries, both parents now work full-time, and young children spend most of the day in childcare. Do the advantages of this development outweigh the disadvantages?

Görüşü açık olan örnek paragraf:

Admittedly, dual-income families are usually more financially secure, and children in good childcare learn to share and follow routines before they start school. However, when both parents juggle work and family, the time left for their children is often limited to a rushed breakfast and bedtime. Young children need adults who set a good example and set clear boundaries, and this is difficult to do in twenty minutes a day. In my view, the disadvantages therefore outweigh the advantages. Yet the solution is not for one parent to give up work but for employers to offer longer parental leave and flexible hours, so that parents can spend quality time with their children without sacrificing their careers.

Paragraf neden işe yarıyor? Önce avantajlar adil biçimde kabul ediliyor. However ile bunun bedeli açıklanıyor; sonuç cümlesi de soruya doğrudan yanıt veriyor: dezavantajlar daha ağır basıyor. Genel bir parents don’t have time yerine somut bir görüntü var: aceleyle yapılan kahvaltı ve yatmadan önceki yirmi dakika. Konuya ait collocation’lar ihtiyaç duyuldukları yerde kullanılıyor. Önerilen çözüm, “ebeveynlerden biri evde kalmalı” uç noktasına gitmeden bir seçenek sunduğu için görüş dengeli kalıyor.

Speaking’de nasıl kullanılır?

Bir Part 3 sorusu:

How have families in your country changed in recent decades?

Örnek yanıt:

I’d say the biggest change is that families have become much smaller. My grandparents grew up in an extended family with lots of cousins around, whereas most of my friends have only one sibling. People also tend to get married later in life and start a family in their thirties, mainly because housing is expensive. On the positive side, fathers are much more involved in bringing up children than they used to be.

Yanıt, Part 3’te düşünceyi geliştiren unsurları içeriyor: genel bir sonuç, geçmiş ile bugünün karşılaştırılması, bir neden ve değerlendirme. Konu kelimeleri kitap diline özgü ağır yapılar olmadan konuşmaya yerleşiyor.

Ücretsiz alıştırmalar

  • bring up: çocuk yetiştirmek ve karıştırılması kolay olan diğer anlamı;
  • look after: çocukların ve yaşlıların bakımını üstlenmek;
  • older vs elder: hangi durumda elder, hangi durumda older kullanıldığı;
  • get married: doğru edat;
  • kid vs child: kompozisyona daha uygun kelime;
  • family: aile ve akrabalık bağı;
  • spend time: aileyle zaman geçirmek;
  • look up to: birine hayranlık duymak, onu örnek almak.

Listeden kullanıma geçin

Çocuk yetiştirmenin bring up veya raise ile anlatıldığını bilmek yeterli değildir. Sınavda doğru anda doğru kelimeyi hatırlamanız gerekir. LetsWords ile seviyenize uygun IELTS koleksiyonunda çalışın; juggle work and family veya instil values in gibi ifadeleri koleksiyonunuza ekleyin. Anlamından yola çıkarak ifadeyi hatırlar, onunla bir cümle kurarsınız. LetsWords hatayı gösterir, nasıl düzelteceğinizi ana dilinizde açıklar ve daha kesin bir ifade önerir. Aralıklı tekrar, ifadeyi doğal biçimde kullanabilmeniz için yeniden gündeme getirir.

Ardından kelimeleri tam bir metinde kullanın. IELTS Writing bölümünde aile kutlamaları ve geleneklerin genç kuşağa nasıl aktarılacağı hakkında, aile ve kültür konusuna ait Task 2 soruları bulunur. Her tam yanıt dört ölçütün tamamı için ayrıntılı geri bildirim alır. Kayıtta hedefiniz ve seviyeniz hakkında birkaç soruyu yanıtlarsınız; LetsWords uygun çalışmayı seçer. Geri bildirimi ödeme öncesinde deneyebilirsiniz. Diğer konular için konulara göre IELTS kelimeleri rehberine bakın.

Çalışma planımı oluştur

Seviyenize ve hedefinize uygun İngilizce pratiği yapın; düzeltmeleri ve Türkçe açıklamaları inceleyin.