Make fun of, biriyle şakalaşmak, ona takılmak veya onunla alay etmek demektir. Dostça da kırıcı da olabilir; hangisi olduğu çoğunlukla bağlamdan anlaşılır.
make fun of aklınızda kalsın mı?
Bir cümle yazın; hataları hemen gösterelim ve daha doğal bir anlatım önerelim.
Kontrol normalden uzun sürüyor. Geri bildirim burada otomatik olarak görünecek.
make fun of + person/thing; make fun of + person + for + noun/-ing
- At school, some kids made fun of me for wearing glasses.
- Please don't make fun of my cooking; it's the first time I've made soup.
- Comedians often make fun of politicians, and most politicians just have to accept it.
Ne değişti?
İlk hâliMy brother always makes fun on my accent.
Düzeltilmiş hâliMy brother always makes fun of my accent.
Burada on veya over uygun görünebilir, ancak alay edilen kişi ya da şey yalnızca of ile belirtilir: makes fun of my accent. Alayın nedenini söylemek için for ekleyin: They made fun of me for my accent.
Laugh at anlamca yakındır, ancak yalnızca bir şakaya gülmek de olabilir: We laughed at his story. Make fun of ise birini veya görünüşü, alışkanlıkları, eşyaları gibi onunla bağlantılı bir şeyi şakaya ya da alaya konu etmektir. Çok dostça takılmak için sıkça tease denir: My sister teases me about my handwriting.
Sıra sizde
My friends ___ my old phone, but I'm keeping it until it stops working.
Cevabı göster
make fun of — Gerekli kelime fun'dır: make fun of, biriyle veya bir şeyle dalga geçmek demektir. Funny ise a funny video örneğindeki gibi kişiyi ya da şeyi niteleyen sıfattır; bu anlamda make ile birleşmez.
Arkadaşlarınızın veya ev arkadaşlarınızın size nasıl takıldığını düşünün. Tam olarak neyle ilgili şaka yaptıklarını ve nasıl karşılık verdiğinizi yazın.
My flatmates make fun of me for labelling everything in the fridge, but I just laugh with them.
Yeni kelimeleri hatasız kullanmayı öğrenin
Öğrendiğiniz kelimelerle cümle kurun. LetsWords kullanım ve dil bilgisi hatalarını gösterir, düzeltme önerir ve Türkçe açıklar. Tekrar da kelimelerin akılda kalmasına yardımcı olur.
