Let down, size güvenen birini hayal kırıklığına uğratmak demektir. Bir eşya veya beceriniz de sizi yarı yolda bırakabilir: My memory let me down. İsim olan a let-down, beklentiden kötü çıkan şeyin yarattığı hayal kırıklığıdır.
let down ifadesini konuşmada kullanmak ister misiniz?
Bir cümle yazın; hataları hemen gösterelim ve daha doğal bir anlatım önerelim.
Kontrol normalden uzun sürüyor. Geri bildirim burada otomatik olarak görünecek.
let + person + down; let yourself down; feel let down; be a let-down
- I promised to help my sister move on Saturday, so I can't let her down.
- My grammar was fine, but my spelling let me down in the written exam.
- We chose the hotel for its sea view, but the room was a real let-down.
Ne değişti?
İlk hâliTom promised to come, but he let down me.
Düzeltilmiş hâliTom promised to come, but he let me down.
Zamiri down sonrasına, en sona koymak mantıklı görünebilir. Ancak me, her veya them gibi zamirler let ile down arasına gelir: let me down. İsimle iki sıra da mümkündür: let the team down ve let down the team.
Disappoint, bir şeyin umulandan kötü olması nedeniyle hayal kırıklığı yaratmaktır: The ending of the film disappointed me. Let down, birinin size güvendiği hâlde sözünüzü yerine getirmediğinizi de vurgular: You said you'd call, and you let me down.
Sıra sizde
Kate has never missed a deadline, so don't worry: she won't ___.
Cevabı göster
let you down — You bir zamirdir; bu yüzden let ile down arasına gelir: let you down. Let down + nesne sırası isimle kullanılabilir (let down the team); zamirle yanlıştır.
Bir cihazın veya hafızanızın sizi yarı yolda bıraktığı bir anı düşünün. Ne olduğunu ve hangi anda gerçekleştiğini yazın.
My laptop let me down ten minutes before my online interview, so I had to join from my phone.
Yeni kelimeleri hatasız kullanmayı öğrenin
Öğrendiğiniz kelimelerle cümle kurun. LetsWords kullanım ve dil bilgisi hatalarını gösterir, düzeltme önerir ve Türkçe açıklar. Tekrar da kelimelerin akılda kalmasına yardımcı olur.
