IELTS’te iş ve kariyer soruları sık çıkar. Writing Task 2’de meslek seçerken paranın mı, işi sevmenin mi daha önemli olduğunu; evden çalışmanın yaygınlaşmasının sonuçlarını veya aynı şirkette ömür boyu kalmanın değerini tartışabilirsiniz. Speaking Part 3’te ise bugünün çalışma hayatını bir önceki kuşakla karşılaştırmanız ya da hangi mesleklerin ortadan kalkacağını öngörmeniz istenebilir.
Bu konunun tuzağı çoğu zaman basit görünen kelimelerdir. I have a big experience yerine a lot of experience veya extensive experience gerekir. Başına an geldiğinde an experience artık mesleki birikimi değil, yaşanan bir olayı anlatır: Working abroad was an unforgettable experience. Work de benzer biçimde yanıltabilir: I found a good work değil, I found a good job denir. Çalışma anlamındaki work sayılamaz ve a almaz. Metnin geri kalanı doğru olsa bile bu hatalar göze çarpar. Aşağıda 28 collocation, kullanımlarıyla ilgili yaygın hatalar ve LetsWords’ün yazdığınız cümleye verdiği geri bildirimden bir örnek var.
Bu sayfa konulara göre IELTS kelimeleri rehberinin bir parçasıdır. Fiyatlar, vergiler ve gelir eşitsizliği ekonomi sayfasında ele alınıyor. Burada çalışan açısından iş bulmaya, çalışma koşullarına, kariyere ve yeni çalışma biçimlerine bakıyoruz.
İş ve kariyerle ilgili kelimeler ve collocation’lar
İş arama ve kariyer
| İfade | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| apply for a job | bir işe resmen başvurmak | She applied for dozens of jobs before she received her first offer. |
| fill a vacancy | açık bir pozisyona çalışan bulmak | Small firms in rural areas often struggle to fill vacancies. |
| gain experience | çalışarak beceri ve deneyim edinmek | Internships allow students to gain experience before they graduate. |
| pursue a career in | belirli bir alanda kariyer yapmaya yönelmek | After university, he decided to pursue a career in medicine. |
| career prospects | meslek hayatındaki ilerleme ve başarı imkânları | Fluent English can significantly improve your career prospects. |
| climb the career ladder | daha üst görevlere yükselmek | Climbing the career ladder often means accepting longer hours and more stress. |
| get promoted | terfi almak | She got promoted to team leader after only two years. |
| job security | işini kaybetmeyeceğine dair güvence | Many people value job security more than a high salary. |
Çalışma koşulları
| İfade | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| working conditions | çalışılan ortam ve işin koşulları | Trade unions campaign for better working conditions in factories and warehouses. |
| a well-paid / low-paid job | yüksek ücretli / düşük ücretli iş | Without qualifications, young people often end up in low-paid jobs. |
| earn a good salary | iyi maaş kazanmak | Software engineers usually earn a good salary even at the start of their careers. |
| work long hours | günde uzun saatler çalışmak | Junior doctors often work long hours with very few breaks. |
| work overtime | normal çalışma saatlerinin dışında mesai yapmak | Staff are expected to work overtime before major deadlines. |
| a heavy workload | çok miktarda iş, ağır iş yükü | A heavy workload is one of the main causes of stress at work. |
| job satisfaction | işi anlamlı ve keyifli bulmaktan doğan memnuniyet | For many teachers, job satisfaction matters more than pay. |
| meet a deadline | bir işi belirlenen son tarihe kadar bitirmek | The team worked through the weekend to meet the deadline. |
Yeni çalışma biçimleri
| İfade | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| work remotely | ofis dışında, genellikle evden çalışmak | Since 2020, millions of office employees have started to work remotely at least part of the week. |
| flexible working hours | ayarlanabilen çalışma saatleri | Flexible working hours help parents combine a career with childcare. |
| work-life balance | iş ile özel yaşam arasındaki denge | A four-day week could give employees a healthier work-life balance. |
| be self-employed | bağımsız çalışmak, bir işverene bağlı olmamak | Being self-employed gives you freedom but no paid holidays. |
| acquire new skills | yeni beceriler edinmek | Workers will need to acquire new skills throughout their working lives. |
| at risk of automation | makineler veya yazılımlar tarafından yapılma riski taşımak | Routine office jobs are the most at risk of automation. |
Çalışanlar ve şirketler
| İfade | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| take responsibility for | bir işin veya hatanın sorumluluğunu üstlenmek | A good manager takes responsibility for the team’s mistakes. |
| work as part of a team | bir ekibin parçası olarak başkalarıyla çalışmak | Employers look for graduates who can work as part of a team. |
| motivate employees | çalışanların iyi çalışmaya istek duymasını sağlamak | Public recognition can motivate employees as effectively as a pay rise. |
| staff turnover | çalışanların ayrılıp yerlerine yenilerinin alınma oranı | High staff turnover costs companies both time and money. |
| hand in your notice | işverene işten ayrılacağını resmen bildirmek | He handed in his notice after the company cut his bonus. |
| be laid off | işverenin personel azaltması nedeniyle işini kaybetmek | Hundreds of workers were laid off when the factory closed. |
Sık yapılan hatalar
I have a big experience in sales.
Doğrusu: I have a lot of experience in sales. Veya: I have extensive experience in sales.
Bilgi ve beceri birikimi anlamındaki experience sayılamaz; big ile kullanılmaz. Deneyimin çokluğunu belirtmek için a lot of, considerable veya extensive seçilir. Artikelli an experience ise tek bir yaşantı veya başınızdan geçen bir olaydır.
My brother found a good work in a bank.
Doğrusu: My brother found a good job at a bank.
Work, yapılan işi veya çalışma faaliyetini anlatır ve sayılamaz. Unvanı ve maaşı olan belirli bir pozisyon a job olur. Work vs job alıştırmasında bu ayrımı ayrıntılı çalışabilirsiniz.
I work for this company for three years.
Doğrusu: I have worked for this company for three years.
Geçmişte başlayan çalışma bugün de devam ediyor; bu nedenle present perfect gerekir: have worked … for three years.
Many factory workers get a cheap salary.
Doğrusu: Many factory workers earn a low salary. Veya: Many factory workers are low-paid.
Cheap, satın alması fazla para gerektirmeyen şeyleri niteler. Maaş için low veya high, iş için low-paid veya well-paid kullanılır. Çalışarak kazanılan para ise earn fiiliyle anlatılır.
LetsWords bu hataları nasıl açıklar?
Zihninizde çeviri yaparken big experience veya a good work yazmak kolaydır; yanlış ifade tanıdık geliyorsa hata görünmezleşir. LetsWords, kelimeyi kullanarak oluşturduğunuz cümlede bu sorunları bulur. Bir çalışmanın akışına bakalım.
Work remotely ifadesini tekrar ediyorsunuz. LetsWords, ana dilinizde “ofis dışında çalışmak” anlamına gelen bir ipucu gösteriyor. İfadeyi hatırlayıp yeni çalışma biçimleri hakkında yazıyorsunuz:
After the pandemic, many companies allowed to work remotely, and now people spend less time to get to work.
Geri bildirim iki hatayı açıklıyor:
- allowed to work → allowed staff to work: bu yapıda allow sonrasında kime izin verildiği söylenmeli. Nesne olmadan cümle eksik kalır;
- spend less time to get to work → spend less time commuting: spend time sonrasında -ing biçimi kullanılır. Ev ile iş arasındaki düzenli yolculuk da commuting ile anlatılır.
After the pandemic, many companies allowed staff to work remotely, and now people spend less time commuting.
LetsWords her düzeltmeyi ana dilinizde açıklar; böylece yalnızca neyi değiştireceğinizi değil, ilk biçimin neden uygun olmadığını da görürsünüz. Birkaç gün sonra ifade tekrar gelir; bu kez örneğin iş-yaşam dengesi hakkında bir yazıda kullanırsınız. Listedeki bir ifadeyi hafızadan çağırıp doğru kullanabilmek böyle gelişir.
Hatalarınızı açıklayan geri bildirimle çalışmaya başlayın
Kayıtta hedefinizi IELTS olarak seçer, seviyenizi belirtirsiniz. LetsWords uygun çalışmayı seçer. Geri bildirimi ödeme yapmadan önce deneyebilirsiniz.
Bu ifadeler Writing Task 2’de nasıl kullanılır?
Sınav biçiminde bir soru:
These days, many young people choose jobs that allow them to work from home, even when such jobs pay less. Do the advantages of this trend outweigh the disadvantages?
Bir gelişme paragrafı:
For many young professionals, the chance to work remotely is worth a smaller pay cheque because it offers a far better work-life balance. Without a daily commute, an employee can gain up to two hours a day for exercise, study or rest, and this tends to raise job satisfaction. Satisfied employees are less likely to hand in their notice, so firms that offer flexible working hours usually benefit from lower staff turnover and spend less on recruitment. In other words, a modest cut in pay can buy both sides something more valuable than money: stability.
Paragraf neden işe yarıyor? Soru avantajları tartmayı istiyor. Paragraf bunları bir zincir olarak gösteriyor: çalışan için yararlı olan bir değişiklik, şirket için de faydaya dönüşüyor. Collocation’lar metni süslemek yerine anlam taşıyor. Örneğin staff turnover, çalışanların sürekli ayrıldığını ve şirketin sürekli yeni personel alması gerektiğini uzun uzun açıklama ihtiyacını ortadan kaldırıyor. A smaller pay cheque de daha düşük maaşı doğal biçimde anlatıyor. IELTS Writing puanlama ölçütlerinde Lexical Resource için Band 7 açıklaması an awareness of style and collocation ifadesini içerir. Hand in your notice gibi doğru kullanılan kalıplar bu beceriyi gösterir.
Speaking’de nasıl kullanılır?
Bir Part 3 sorusu: Do you think people will still work in offices in twenty years’ time?
Probably, but not five days a week. Some things are simply easier face to face, like training new staff or sorting out a problem quickly, so I don’t think offices will disappear. What will change is how we use them. People will work remotely most of the time and come in for meetings, and most of them will have flexible working hours. Honestly, that sounds like a healthier work-life balance for everyone.
Aynı collocation’lar konuşurken Honestly, sorting out ve What will change is… gibi ifadelerle birleşebilir. Böylece yanıt doğal duyulur ve anlatımın kesinliği korunur.
Ücretsiz alıştırmalar
- work vs job: çalışma faaliyeti ile belirli bir iş arasındaki ayrım;
- career vs job: mevcut iş ile meslek hayatı;
- salary vs wages: sabit maaş ile çalışılan saatlere göre ücret;
- gain experience: yaparak deneyim kazanmak;
- apply for: işe veya vizeye resmen başvurmak;
- meet a deadline: zamanında bitirmek;
- burn out: iş nedeniyle tükenmek;
- lay off: personel azaltmak, çalışanları işten çıkarmak.
Diğer sınav konuları için konulara göre IELTS kelimeleri rehberine bakın.
Listeden kullanıma geçin
Deneyimin big değil, extensive olduğunu bilmek tek başına yeterli değildir. Sınavda doğru anda bu kelimeyi hatırlamanız gerekir. LetsWords ile seviyenize uygun IELTS koleksiyonunda çalışın; bu sayfadan gain experience veya work-life balance gibi ifadeleri koleksiyonunuza ekleyin. Bir ipucundan yola çıkarak ifadeyi hatırlar ve onunla bir cümle kurarsınız. LetsWords hatayı gösterir, nasıl düzelteceğinizi ana dilinizde açıklar ve daha kesin bir ifade önerir; aralıklı tekrar, ifadeyi doğal biçimde kullanabilmeniz için yeniden gündeme getirir.
Sonra kelimeleri tam bir metinde sınayın. IELTS Writing bölümünde uzaktan çalışma, kariyer değiştirme, iş-yaşam dengesi, iş güvencesi ve ücret hakkında Task 2 soruları bulunur. Tam yanıtınıza dört ölçütün tamamı için, yazdığınız metne dayanan ayrıntılı geri bildirim verilir. Kayıtta hedef ve seviyenizle ilgili birkaç soruyu yanıtlarsınız; LetsWords uygun çalışmayı seçer. Geri bildirimi ödeme öncesinde deneyebilirsiniz.
