Keen on, bir etkinliği veya konuyu çok sevmek demektir: keen on football, keen on cooking. İngiliz İngilizcesinde daha yaygındır; özellikle olumsuz kullanılır: I'm not keen on spicy food, baharatlı yiyecekleri pek sevmediğinizi söyler.
keen on aklınızda kalsın mı?
Bir cümle yazın; hataları hemen gösterelim ve daha doğal bir anlatım önerelim.
Kontrol normalden uzun sürüyor. Geri bildirim burada otomatik olarak görünecek.
be keen on + noun/-ing; be keen to + verb; not keen on + noun
- My dad has always been keen on gardening and grows his own tomatoes.
- I'm not very keen on long meetings, especially on Friday afternoons.
- The new intern is keen to learn and often stays late to ask questions.
Ne değişti?
İlk hâliMy brother is really keen in football.
Düzeltilmiş hâliMy brother is really keen on football.
Interested in yapısındaki in buraya kolayca taşınır: anlamlar yakın olduğundan edat da aynı sanılır. Ancak keen, on ister. Bunu genel bir kuraldan çıkarmak yerine bütün ifade olarak öğrenmek daha uygundur: keen on.
Keen on, neyi sevdiğinizle ilgilidir: I'm keen on cooking. Keen to + fiil ise genellikle yakın zamanda bir şeyi çok yapmak istemektir: I'm keen to try that new restaurant.
Sıra sizde
I'm not ___ horror films, so let's watch a comedy instead.
Cevabı göster
keen on — Ardından horror films ismi geliyor; öncesinde on gerekir. Keen to fiil ister: örneğin keen to watch. Burada to doğrudan bu isme bağlanamaz.
Sevdiğiniz bir etkinlik ve yakında denemek istediğiniz bir şey hakkında yazın. Hem keen on hem keen to kullanın.
I've been keen on hiking for years, and this summer I'm keen to try a three-day trek in the Alps.
Yeni kelimeleri hatasız kullanmayı öğrenin
Öğrendiğiniz kelimelerle cümle kurun. LetsWords kullanım ve dil bilgisi hatalarını gösterir, düzeltme önerir ve Türkçe açıklar. Tekrar da kelimelerin akılda kalmasına yardımcı olur.
